There Is No Such Thing As A Second Impression.
Don’t miss anything. Follow Us.
Bizi Arayın 0 530 232 33 59
Bizi Takip Edin
Top

Etkin Ders Çalışmada Muhakeme

Etkin ders çalışmanın üç kolundan biri olan zihin unsurunu detaylandırmakla devam ediyorum. Son yazımı: “Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu sonucunda oluşabilecek anormal iç seslerin ders çalışmaya yönelik olabilecek zararlı etkilerinin yanı sıra, muhakeme olarak tanımladığım ve normal iç ses olarak yorumlayabileceğimiz iç sesin de ders çalışmaya zararlı olabilecek etkileri vardır.” sözleri ile tamamlamıştım. Bu yazımda da, bu noktadan devam ederek muhakeme olarak yorumlayabileceğimiz normal iç sesin nasıl zararlı olabileceği konusunu ele alacağız.

Muhakemenin Baskın İki Kolu: Destekleyici Muhakeme ve Eleştirel Muhakeme

Muhakemenin zararlı etkilerini anlamak için, öncelikle muhakeme yaparken sıklıkla yöneldiğimiz iki çeşit muhakemeye değinmekte fayda var: Destekleyici muhakeme (“Destekleyen Yanım”) ve Eleştirel muhakeme (“Eleştiren Yanım”).

İsimlerinden de tahmin edilebileceği üzere destekleyici muhakeme düşündüklerimizin ya da yaptıklarımızın ardından içimizde oluşan olumlu geri bildirimler, benzer güzel anılar, sahneler ya da motive edici sözler, gibi destekleyici türden içeriklerdir. Bu türden muhakemeye örnek verecek olursak, birkaç ay içerisinde büyük bir sınavınızın olduğunu hayal edebilir ve sınava hazırlanma sürecinde de arada bir sınava yönelik düşüncelere daldığınızı varsayabilirsiniz. İşte bu düşünce işleyiş süreçlerinde, aklınıza şu türden muhakemeler gelmekte ise: “Bak eskiden şu sınavda başarılı oldun, sonra da şu sınavda başarılı oldun. Hem de o sınavda başarılı olduktan sonra karşına şu ve şu türden kapılar açıldı, onlarda da şu şekilde iyi yol aldın. Bu sınavı da atlatırsın elbet”, bu destekleyici muhakeme türüne bir örnektir diyebiliriz. Yani başka bir deyişle bu anlarda ‘Destekleyici Yan’ınız devreye giriyor.

Eleştirel muhakemede ise destekleyici muhakemenin aksine düşündüklerinizin ve yaptıklarınızın ardından içinizde sizi ezerek dibe düşürmeye çalışan, yaptıklarınızı ya da arzuladıklarınızı basitleştiren ve bunları delillerle güçlendirmek için sizlere benzer sahne ve anılar anımsatan türden bir muhakeme ile karşı karşıya kalırsınız. Yine sınav örneğini düşünürsek; sınav aklınıza geldikçe zihninizde şu türden düşünce işleyişleri oluşuyorsa: “Sen neyi becerdin ki, bunu beceresin?! Bak o sınavı da batırdın, onu da, onu da. Becermeyi geç, zaten okuduğunu bile anlamıyorsun ki. Bunu sana bak şu ve şu da söylemişti”, eleştirel muhakeme devrededir diyebiliriz. Yani başka bir deyişle bu anlarda ‘Eleştirel Yan’ınız devreye giriyor.

Bu noktada bazılarınızın içinden şu türden “muhakeme süreçleri” geçiyor olabilir: “Ama hep de olumlu olunmaz ki!” “Polyanna’cılık mı yapalım, hayata hep pembe gözlüklerden mi bakalım?” Haklısınız. Aslında hayatta etkin ve başarılı olabilmek için destekleyici muhakemeye ihtiyaç duyduğumuz gibi, eleştirel muhakemeye de ihtiyacımız vardır, çünkü eleştirel muhakeme olmadığı takdirde kendimizi nerede geliştireceğimize yönelik hiçbir veriye sahip olamayabiliriz. Bu sebeple baskın olan bu iki türden muhakemeye baktığımızda biri iyi/doğru diğeri kötü/yanlış diye bir şey yoktur. Her ikisi de bazen iyi/doğru olabilir. Birini kötü ya da yanlış olarak tanımlayabileceğimiz durum, biri diğerinden baskın çıkarak krallığını ilan ederse mümkündür.

Sorun, Eleştirel Muhakemenin Krallığını İlan Etmesi ile İlgili

Destekleyici muhakeme ve eleştirel muhakeme olmak üzere, iki yaygın muhakeme türü vardır dedik. Bunlar hepimizin içinde farklı miktarlarda var ve ikisi de bizim için faydalı ve gerekli. Genel olarak, normal ya da iyi bir ruh haline sahip olabilmemiz için destekleyici muhakeme, eleştirel muhakeme ile ya eşit ya da biraz daha baskın düzeyde seyir etmelidir. Bunun sebebi de, duygularınızın yoktan var olmamaları, muhakemelerinizin en tabi ürünlerinden olan düşünceleriniz sonucunda ortaya çıkmaları ile ilişkilidir. Yani, düşünceleriniz eşittir duygularınızdır ve buna dayalı olarak, da “destekleyici muhakemenin devri” eşittir normal ya da iyi bir ruh halidir.

Etkin ders çalışma konusunda, duygularımız ve ruh halimiz tahmin edebileceğiniz gibi kritik öneme sahiptir. Normal iç seslerimizin problem çıkarması, herhangi bir sebepten dolayı destekleyici muhakemenin devrine bir son getirilip eleştirel muhakemenin “krallığını” ilan etmesi ile ilgilidir. Eleştirel muhakeme, “Eleştirel Yan” baskın olduğu sürece, destekleyici muhakemeyi duyma ve hissetme olasılığınız azalmış olup, etkin ders çalışmanız için gerekli olacak tampon güç ve motivasyondan yoksun kalırsınız.

Bu sebeple, etkin ders çalışabilmek için normal iç seslerimizden hangi muhakemenin krallık devrinde olduğunuzu saptamanız ve eleştirel muhakeme baskın olduğu takdirde onu kesinlikle yok etmemek, ama hiç şüphesiz krallığına bir son vermeniz gerekmektedir.

Bununla birlikte, etkin ders çalışmanın üç kolundan biri olan zihin unsurunu detaylandırmayı noktalamış bulunuyorum. Takip eden yazımda, etkin ders çalışmanın diğer kollarından olan bellek unsurunu detaylandırmaya başlayacağım.

Yazar

Uzman Psikolog Fizyoterapist
0 0 vote
Article Rating
WhatsApp üzerinden bize yazın Whatsapp