There Is No Such Thing As A Second Impression.
Don’t miss anything. Follow Us.
Bizi Arayın 0 530 232 33 59
Bizi Takip Edin
Top

Sınav Kaygısı ve Sağ-Sol Beyin

Akademik hayatımda en zorlu geçen saatlerim arasında hiç şüphesiz ilk lisansımın ikinci dönemindeki final sınavları haftamdan bir gün var. Birçoğunuzun bildiği gibi final sınavından alınan puanlar o dönemin notlarını en az %40 etkileyen sınavları içerir. Öyle ki birey dönemin tümünde iyi puanlar almış olsa da final sınavlarında iyi yapmadığı takdirde o dersten alacağı sonuç dönemdeki diğer emeklerini tam olarak yansıtmaz. Ben de dönem boyunca iyi performans göstermiş olmama rağmen aniden o final sınav haftamın başındaki gün tüm ezber ve anlama kabiliyetimi yitirmiş gibi oldum. Masamın başındaydım önümde ders notlarım, dosyalarım, her şey vardı fakat ben ne okuduğumu anlıyor ne de ezberleyebiliyordum ve bu durum saatler boyunca öylece devam etti. Buna takiben içimde yoğun bir kaygı oluşmaya başlasa da zihnimde dönüp dolaşan tek bir gerçek vardı: Beynimde ne olup bitiyorsa sorunu derhal çözmem gerekiyordu. Takip eden gün final sınavlarım vardı.

Sonra bu düşünceler içinde fark etmeden sebepsizce önümdeki kağıt üzerine elimdeki kurşun kalemle bir şeyler karalamaya başladım. İlginç olan ise o karalamalardan birkaç dakika sonra önüme temiz bir A4 kağıdı alma dürtüsü, onun üzerine bir şeyler çizme dürtüsü ve ardından bir A4 kağıt daha ve bir A4 kağıt daha… Öyle ki fark etmeden 6 saati aşkın çizim yapmış olarak buldum kendimi. Daha da ilginç olan ise, çizimlerle geçirdiğim bu saatlerin ardından tıkanmış beynimin adeta canlanmış olduğunu bulmak, ezber ve anlama kabiliyetimin önüne geçen perdelerin adeta açıldığını görmek olmuştu! Ve bu sayede bir final sınav dönemini daha başarıyla tamamlayabilmiş oldum. Fakat bu çizim yapma öncesinde ve sonrasında yaşadığım beyin şoku olarak tanımlayabileceğim beynimdeki değişim beni o kadar çok etkilemişti ki sınavlarıma takiben ne yaşamış olabileceğim üzerine okumalar, araştırmalar yapmaya giriştim. Takip eden satırlarda paylaşacaklarım da ilk defa o anlarda filizlendi aslında.

Beynimizin İki Yanı: Sağ ve Sol Beyin

Öncelikle, beynimiz tek bir parça değil. Sağ ve sol beyin olarak tanımlayabileceğimiz iki bölümden oluşan bir bütün. Genel kültürün bazı insanlar sağ beyinli, bazıları sol beyinli gibi söylemlerinden ziyade her an aslında iki beynimizin de aktif olduğu asıl gerçektir. Ancak nasıl sağ elimizi sol elimizden çok veya sol elimizi sağ elimizden çok kullandığımızda daha az kullanılan el tembelleşiyor ise aynı şekilde sol beyni sağ beyinden çok,ya da sağ beyni sol beyinden çok kullanmak daha az kullanılan tarafın tembelleşmesine sebep oluyor. Sol beyni daha çok kullanma durumu da, onun ayırıcı özelliklerinden olan akademik, sayısal, mantık yürütme türünden işlemler üzerinden ortaya çıkarken, sağ beynin daha çok kullanılma durumu sanatsal, duygusal, yaratıcı işlemler yaparak ortaya çıkabiliyor.

Beynin Tam Potansiyeline Ulaşmak için Hem Sağ Hem de Sol Beyin Aktif Tutulmalı

Bu bağlamda aslında çizim öncesinde yaşadığım beynimdeki kilitlenme sol beynin uzun süre kullanılmış olmasından ortaya çıkan isyan olarak tanımlanabildiği gibi sağ beynin uzun süre aç kalmış olmasından ortaya çıkan sıkıntı olarak da tanımlanabilir. Ancak bir elin nesi var iki elin sesi var ata sözünde de görüldüğü gibi beynimizin tam potansiyeline ulaşabilmesi için her iki yanını da ihmal etmemek, aktif tutmak gerekiyordu ve gerekmekte. Kısacası beynin tam potansiyeline ulaşmak için hem sağ hem de sol beyin olabildiğince aktif tutulmalı. Bu gerçek özellikle de sınav sürecinde olan bireyler için hiç şüphesiz kilit bir mesele.

Nöroplastisite: Beynin Değişim Potansiyeli Her Zaman Var

Sınav sürecinde ortaya çıkabilecek bu türden sıkıntılar için beynimiz üzerinden bir açıklama olduğu gibi mutlu edici bir diğer haber ise beynimizin yaptıklarımız çerçevesinde her zaman değişmeye yatkın olduğudur. Bu duruma bilim dilinde nöroplastisite denmek olup yaşadığımız deneyimlerin beyinde yarattığı fiziksel değişimlerin tamamı olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede insan beyninin çocuklukta değişebildiği, yetişkinlikte ise artık değiştirilemez olduğu gerçeği yanlıştır. Değişmek için hiçbir zaman geç değildir.

Sınav Sürecinde Sağ Beyin Aktivitelerini Dâhil Etmek Önemli

Bu bilgilere bakarak diyebiliriz ki sınav süreci daha yoğunluklu olarak bilimsel ve akademik içeriklerden ibaret olduğundan beynimizin tam potansiyeline ulaşması için dahil etmeye efor sarf edilmesi gerekilen açı sol beyin değil de sağ beyin aktiviteleridir. Bu benim için o dönemde çizim olduğu gibi akademik hayatımın geri kalan kısımlarında sağ beyin aktivitelerinin geniş yelpazesinden birçok aktiviteyi dâhil etmek oldu. Çünkü sağ beyni kazanmak için aktiviteleri uygulamanın önemli olduğu gibi araştırmalara göre aktivitelerden zevk alıyor olmak da önemli. Bu sebeple her birey sağ beyin aktivitelerini seçerken kendine hitap edeni seçmeyi öncelemelidir ve zaman üzerinde kendisi değişebildiği gibi, tercih ettiği aktiviteler de değişkenlik gösterebilmektedir.

Uzman Psikolog Fizyoterapist
WhatsApp üzerinden bize yazın Whatsapp