There Is No Such Thing As A Second Impression.
Don’t miss anything. Follow Us.
Bizi Arayın 0 530 232 33 59
Bizi Takip Edin
Top

Bilgiyi Tekrar Etmek ve Bellek

Son yazımda kısa süreli belleğin sırlarını anlayarak, öğreneceğimiz bilgiye nasıl dikkatimizi vermemiz gerektiği üzerine durmuş ardından uzun süreli bellekte bilginin kalabilmesi için öğrendiğimiz bilgileri nasıl tekrar etmemiz gerektiği üzerine takip eden yazımda sizleri bilgilendireceğimden bahsetmiştim. Evet, bu noktadan devam ediyorum.

Bu bağlamda, bugünkü yazımın ele alacağı soru şu: Öğreneceğimiz bilgilere dikkatimizi doğru bir şekilde vermenin ardından, uzun süreli belleğe geçmesi için bu bilgileri nasıl tekrar etmeliyiz? Şimdi sorduğumuz bu soruyu, aslında uzun yıllar önce, taa 1880’li yıllarda Hermann Ebbinghaus da sormuş ve yanıtını bulmak için bellek alanında yapılan ilk sistematik çalışmaları gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalarda Ebbinghaus yıllarını “WID”, “ZOF”, “KAF” gibi anlamsız heceleri ezberlemeye adamış ve neticelerini de muntazam bir titizlikle kaydetmiştir: hece listelerinin hangi heceleri içerdiğinden, her hece listesini ne kadar sıklıkta tekrar ettiğine, tekrarları arasında ne kadar bir süre zarfı olduğundan, hangi zaman dilimlerinde hecelerin ne kadarını hatırlayabildiğine. Tüm bu özverili ve yenilikçi çalışmaları neticesinde Ebbinghaus bilgilerin zaman üzerinde ne oranda unutulduğunu bir grafiğe dökebilmiş ve 1885 yılında da bizzat kendi ismi ile anılan Ebbinghaus Unutma Eğrisi ile resmileştirmiştir. Bilgilerimizi nasıl tekrar etmeliyiz? sorusunun yanıtı da işte bu eğrinin sunduğu bilgilere dayanmaktadır.

En Hızlı Düşüş İlk 20 Dk

Ebbinghaus Unutma Eğrisi’ne göre, Grafik 1’de de görebileceğiniz gibi, en hızlı düşüş yeni bilgiyi öğrenmeyi takip eden ilk 20 dakika içerisinde gerçekleşmektedir. Bu bağlamda, herhangi bir bilgiyi öğrenmenin ardından, o bilgiye dikkatimizi vermemize rağmen, uzun süreli belleğe geçmesi için ilk 20 dakika içerisinde hiçbir tekrar yapmazsak, uzun vadede o bilgiyi hatırlama oranımız direkt %40 oranında azalmaktadır. Başka bir deyişle, bilgiyi ilk öğrendiğimiz anda sahip olduğumuz %100 hatırlama olasılığından, hatırlama olasılığımız 20 dakika sonra %60’a düşmektedir. Ardından da, daha yavaş bir hızda olsa da, yine tekrar etmediğimiz takdirde, en kritik ikinci düşüş, o bilgiyi öğrendiğimiz andan 24 saat sonra, %20’lık bir hatırlama oranını daha kaybetmemizle olup, bilgiyi öğrenmemizden 24 saat sonra, o bilgiyi tekrar etmediğimiz takdirde hatırlayabildiğimiz oran artık %60 değil de, %40’tır.

Bu grafik bu şekilde devam eder ve neticede herhangi yeni bir bilgiyi ilk öğrendiğimiz andan itibaren, hiçbir tekrar yapmadığımız takdirde, 1 hafta sonra o bilgi içeriğinde hatırlayabildiğimiz oran sadece %15, 1 ay sonra ise, sadece %5’tir. Öğrenilen o bilginin, bir hoca tarafından verilen bir ders olduğunu da varsayarsak, herhangi bir konuyu 1 ay içerisinde hiç tekrar etmediğiniz takdirde, aslında o konunun artık öğrencisi değil de, hocası da olmamız gerektiğini söyleyebiliriz aslında, çünkü hocamızın anlattığı içerikten sadece %5’ini hatırlamaktayızdır.

Bilgiyi Tekrarlarken Unutma Hızı Dikkate Alınınca

Bunun tam aksine, bu vakitler dikkate alınarak öğrenilen yeni bilgiler tekrar edildiği takdirde oranlar sadece artış yönünde seyrederek, Grafik 2 ve Grafik 3’teki gibi tablolar ortaya çıkar. Grafik 2’de görüldüğü üzere, yeni bilgiyi öğrenmekten 10 dakika sonra tekrar yapıp, 24 saat sonra da tekrar yapılırsa, 1 hafta sonra hatırlanabilen bilgi oranı %75 olur. Benzer bir şekilde, yeni bilgiyi öğrenmekten 10 dakika sonra tekrar yapıp, 24 saat sonra da tekrar yapıp, 1 hafta sonra da tekrar yapılırsa, o 1 hafta da hatırlanabilen bilgi oranı %90’dır. Grafik 3’te görüldüğü gibi de, bir ay boyunca bahsi edilen bu şekilde düzenli çalışma ile bir ay sonra öğrenilen bilginin %98’ini hatırlayabilme olasılığı ortaya çıkmaktadır. Bu sonuç da, az önce bahsini ettiğim ve bir ay boyunca hiç çalışmamanın ardından, %5’lik bir bilgi düzeyi ile, ilişkili konunun hem öğrencisi hem de hocası olma durumundan, hiç şüphesiz çok daha çok cazibeli bir neticedir.

Ancak fark edebileceğiniz gibi, aslında sunduğum bu bilgiler hala ‘bilgileri nasıl tekrar edebiliriz’ sorusunu tam olarak cevaplamamakta, sadece nasıl sorusunun, ne zaman tekrarlar yapılmalı kısmını cevaplamaktadır. Merak etmeyin, haklısınız. Ebbinghaus’un çalışmaları da sadece Ebbinghaus Unutma Eğrisi içerisinde sunulan tekrarlama aralıkları ile sınırlı değildir. Öyle ki, tekrarlamaların yanı sıra, hatırlama oranlarını arttırabilen ve azaltabilen farklı unsurlar da vardır. Bu sebeptendir ki, bu oranlar bilgiden bilgiye ve kişiden kişiye bazı değişkenlikler göstermektedir. Takip eden yazımda, tam da bu hususları ele alarak, etkin ders çalışmada belleğin önemini izah etmeye devam edeceğim.

Yazar

Uzman Psikolog Fizyoterapist
0 0 vote
Article Rating
WhatsApp üzerinden bize yazın Whatsapp