There Is No Such Thing As A Second Impression.
Don’t miss anything. Follow Us.
Bizi Arayın 0 530 232 33 59
Bizi Takip Edin
Top

Etkin Ders Çalışmada Bellek ve 7 2 Kuralı

Son yazımda, etkin ders çalışmada belleğin önemine tanıtma yapmış ve kısa süreli belleği anlamamızı sağlayan 7 2 kuralına giriş yapmıştım. Hatırlarsanız, Miller tarafından 1956 yılında ortaya konan bu teorinin çığır aşan bir teori olmakla birlikte takip eden yıllarda başka araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar ile Miller’in önemli bir detayı kaçırdığından bahsetmiştim. Ardından da bu teorinin değişime uğradığından. Lakin, değişimin ne olduğuna değinmemiştim. Bu yazımda, işte tam da bu kaldığım noktadan devam edeceğim.

Buna dayalı olarak, Miller kısa süreli bellekte olan kutucuk sayısını doğru tahmin etmiş olmasına rağmen her kutucukta ne kadar çok bilginin tutulabildiğini öngörememiştir. Kısa süreli bellekte aslında 7 2 “Kutucuk” değil, 7 2 “Birimlik” alan bulunmaktadır.

7 2 “Kutucuk” Değil, 7 2 “Birimlik” Alan

7 2 “Kutucuk” değil, 7 2 “Birimlik” alan gerçeği, öncelikle Richard Atkinson ve Richard Shiffrin tarafından 1968 yılında bulunmuş ve ardından Saul McLeod tarafından da 2009 yılında geliştirilmiştir. Çoklu hafıza modeli (multi store model) çatısı altında tanımlanan bu gerçek, etkin ders çalışma ve bellek çalışmaları arasında kritik öneme sahiptir. Neden? Çünkü şunu temsil etmektedir: öğrenilen bilgiler, ya da gözlemlenen uyaranlar, 7 artı, eksi 2 birime (kategoriye) ayrıştığı takdirde, kısa süreli bellek sadece 7 artı 2 ya da eksi 2 bilgi değil, aslında 7 artı 2 ya da eksi 2 birime (kategoriye) ayrışmış, birçok bilgiyi saklayabilmektedir. Yani, kısa süreli bellek, uzun süreli belleğe nazaran hala sınırlı bir kapasiteye sahip olmasına rağmen, Atkinson, Shiffrin ve McLeod’un yaptığı çalışmalar ile Miller’in sunduğu kadar kısıtlı bir depoya sahip olmadığı ortaya çıkmıştır.

Bunu bir örnek üzerinden de anlatmakta fayda görüyorum. Buna dayalı olarak, takip eden bu sayılara bir göz atmanızı öneriyorum: 14531923817971915. Görüldüğü üzere, ne 5, ne 7, ne de 9 adet bilgidir. Toplam 17 adet bilgidir ve buna dayalı olarak, Miller’in teorisi ile değerlendirecek olursak, bunları kısa süreli bellekte tutmak imkânsızdır. Peki, ama ya yeni teoriye göre? Bu sayıları, 7 artı 2 ya da eksi 2 birime (kategoriye) ayrıştırdığımız takdirde, kısa süreli bellekte tutma olasılığımız sadece mümkün değil, kısa süreli bellekte ek yere sahip olma olasılığımız bile vardır. Nasıl mı? Mesela, bu sayıları takip eden şu 6 birime (kategoriye) ayrıştırarak: İstanbul’un fethi (1453), Cumhuriyet’in ilanı (1923), Türkiye’deki il sayısı (81), Dünya’daki kıta sayısı (7), Cumhuriyet’in yıl dönümü (97), Çanakkale savaşı (1915). Bu birimlere (kategorilere) dayalı olarak da sayılar artık 1453-1923-81-7-97-1915 şeklini almış olup, kısa süreli bellekte 17 adet bilgi bulunabilmektedir ve ek sayılar olsa idi, onları da ek kategoriler ile kısa süreli belleğe yerleştirme yerimiz bulunmaktadır. Miller’a göre bir imkânsız başarılmıştır.

Kısa Süreli Bellek Aşamasında Verdiğimiz Dikkati Nasıl Kategorileştirebileceğimize de Verelim

Etkin ders çalışmamız açısından ise bu bizi şu noktaya getirir: önceki yazımda bahsettiğim gibi, kısa süreli bellekte herhangi bir bilginin kalabilmesi için, dikkatimizi o bilgiye yönlendirmeye ilişkin tercih yapmamız gerekiyordu. Şimdi, bu dikkati bir de o önümüzdeki bilgiyi ve uyaranları nasıl kategorileştirebileceğimize yönelik kullandığımız takdirde, var olan bilgileri sadece öğrenme değil, belleğimizde tutma olasılığımız da artacaktır. Yani, 7 2 “Kutucuk” değil de, 7 2 “Birimlik” Alan gerçeğinin, etkin ders çalışma becerisi açısından ortaya çıkardığı kilit sır: bilgileri kategorileştirmenin neler ve neler başarabileceğidir.

Peki, kısa süreli bellek aşamasında sadece dikkatimizi vererek değil de, dikkatimizi kısa süreli belleğin sırlarını anlayarak vermenin ardından, o bilgileri belleğimizde tutmak adına takip eden aşama nedir? Uzun süreli bellekte kalabilmesi için o bilgileri tekrar etmektir. Peki, aynı şekilde uzun süreli belleğin sırlarını anlayarak bir tekrarlama yöntemi var mıdır? Evet. Bu da gelecek yazımın konusu olacaktır.

Yazar

Uzman Psikolog Fizyoterapist
0 0 vote
Article Rating
WhatsApp üzerinden bize yazın Whatsapp